İKİ BACAK ARASINDA KALMIŞ BEYİNLER

Yazan:Nurdan YİĞİT

Geçenlerde Facebook’ta yaptığım bir isyan üzerine bu sitede  yayınlanan bir yazının Bir dostumun isyanı-insan haddini bilmelidir adlı makalenin konusu olduğum için altta ki yazıyı kaleme almayı ve sizlerle paylaşmayı düşündüm. Öykü tamamen yaşadığım bir olayın gerçekleridir.

Burada bahis edilen kişi olarak bende bir şeyler yazmak istiyorum.

Benim sosyal site anlayışım, (Facebook gibi) insanların karşılıklı bir şeyleri paylaşmasıdır.

İnsan gurbette olunca daha bir hassas ve miliyetci oluyor. Eşimle dostumla yazışarak, sayfama güzel insanlar ekleyerek, vatanından güzel haberler paylaşıyorsun. Fakat; arkadaşlarımın sayfalarındaki kendini bilmez beyler veya genç erkekler; israrla posta kutuma yazı yazıp, ya da dürtmekle ellerine ne geçiyor bilmiyorum.

Evet… ben belki topalım, körüm; belki hiç görmek istemiyeceğiniz bir insan olabilirim; bir resme bakılarak insan nasil kendini kücük düsürür bu kadar?

Ben türk erkeğini mert, sözünün eri, kadinlara centilmen olarak bilirdim. Yillarca Almanya’da, Almanlarla bu yüzden kavga yapmışımdır.

Türk erkekleri kabadır kadını döver derler… barbardırlar derler; hayır derdim, yanlış tanıyorsunuz derdim…ne yazık ki çok yanılmışım; belki de öyle olmasını istermişim.

Fakat ben 27 sene oldu Almanyaya geleli; hiç bir Alman erkeğini bir kadını rahatsız ettiğini görmedim.

Facebook Almanya  sayfamda 5 senedir hiç bir Almanın sayfama zorla ekle diye israrını görmedim.

İstanbul’da yaşarken yeni yeni genc kiz olurken, Türk erkelerini babamız yaşında abimiz yaşında insanların bizi rahatsiz etiklerini cok iyi bilirim. „Aman kızım, kendinizi koruyun“ derlerdi bize büyüklerimiz. Yıllar geçti aradan, hiç bir şeyin değismediğini üzülerek gördüm ve şahit oldum.

Türk erkeğinin beyninin „iki bacak arası“ çaılştığı, aradan onca yıllar geçmesine rağmen; hala iki binli ve daha öncesi yillarda olduğu gibi bir değişiklik olmadan devam ediyor ve bu durum bir çok duyarlı insanlar gibi benide cok üzüyor.

Dinimizde günah, toplumda ahlaksızlık olarak bilinen bu durum ne zaman ve nasıl düzelir bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa…bunun böyle devamı bizi toplum olarak lekeliyor ve iyi olanlar da kötü damgasını alnından yiyorlar.”Kurunun yanında yaş odunun da yandığı gibi.”

Neden benim Türk erkeğim Avrupa’lı erkekler gibi medeni olmasın…? Ayni şey Almanya da yaşayan Türk erkek toplumunda da böyle maalesef… aynen geldikleri gibi; belki de daha fena. Avrupa’dan başka bir Avrupa yok dostlarım… kendinizi eğitin…eğitin kendinizi beyler!

Bu nahoş tecrübelerime yaşadığım bir olayı yazmadan edemiyeceğim.

Bu sene bir Alman bayan arkadaşımla Belek’e tatile gitik. Son tatil günü taksi ile Belek’ten Çocuklarimiza bazi hediyeler almak, alış veriş yapmak için pazara gittik. Otelin önünden taxsiye bindik. Binmeden önce Resepsiyona taksi numarasını biraktım… bize bir şey olursa haberleri olsun diye; nede olsa yanımdaki arkadaşım bana emanetti. Resepsiyondaki insanın buna gülmesi… „ben tetbirimi alayımda… burasi Türkiye, Türk erkeğine güven olmaz kaygımı yenmeme yetmemişti.“

Taksi ile bir mağazanın önünde durduk; tam inecekken (önümüzde çukur vardı) mağazadan iki genç bize doğru fırladı. Biri benim elimden diğeri arkadasımın elinden tuttu. Arkadaşımın elinden tutan ona hitaben diyorki; gel YAVRUM, GEL! YERİM SENİ… diğer kişiler de gülüyorlar.  Taksiden indik. Ben kenara çekildim ve mağaza sahibine yüksek sesle; bey efendi, siz misafirlerinizi yavrum-lamı karşılyorsunuz deyince… bir afallama oldu; çit yok… benim Türk olduğumu tahmin edememiştiler. Sizin karınız, sizin ananız, sizin anneniz yokmu dedim! Sizin karınıza böyle söyleseler siz ne yapardınız?… Siz dağdan mı indiniz? Ayı-mısınız? hiç mi hayatınızda kadın görmediniz?… medeniyetten bir şey öğrenmediniz mi diye yüksek sesle bağırdım…

Antlalya yaşanacak ikinci şehir seçilmiş… ve bu olay böyle bir yerde oluyor; inanılacak gibi değil.

Olayın farkında olan mağazanın sahibi utanmış olacak ki karışmak zorunda kaldı ve: „buyurun… sakinleşin hanim efendi…çay ikram edelim…! İkramına hayir diyerek red ettim.

Bu arada olanları akustik olarak anlamayan Alman arkadaşım soruyordu…“ne oldu?“ diye… diyemiyordum ki; nasıl diye bilseydim ki?… BİZİM TÜRK ERKEĞİNİN GÖZÜ VE BEYNİ HALA AÇ… İKİ BACAK ARASINDA ESARETTE YAŞIYOR diye?

Bu olay beni çok etkilemişti. Böyle erkeklerin adına yerin dibine giresim gelmişti.

Evet…sevgili dostlarım… böyle bir olayla karşılaştığım için çok üzgündüm; beynimden bir çok sorular geçiyordu. Soruların başında ise; iki kadının turist olarak yalnız gelmiş olması, onların koca ya da erkek arar gibi muamele görmeleri idi.

Turist olarak gelen bu iki kadın erkek arasa idi, onu istediği yerde bulamaz mıydı? Bunun için illa da Türkiye’yemi gelmeliydiler? Bu nasıl bir beyindir? insan hayretlere düsüyor.

Evet beyler! Beyinlerinizi iki „bacak arasından“ kurtarın! Orda saklı kaldığı müddet medeniyetten nasiplerini alamayacaktırlar! Kendinizi eğitin… eğitin diyorum!

Yani biz ne insan olmayi, nede insanlara saygılı olmayi becerebiliyoruz. Dünya milletleri her gün medeniyet yolunda ilerlerken biz hala bir sosyal paylaşım sitesinin nasıl ve ne amaçla kullanılması gerekliliğini anlamış değiliz. Bunu her gün Facebook’ta görmekteyiz. İnsan istemesede söylemeden geçemiyor…!

Facebook’unda içine ettiniz. Sanki facebook’ta olan kadınlar erkek ariyormus gibi beyinlerinize yerleşmiş.

Buradan herkese sesleniyorum! Kendinize yapılmasını istemediğinizi, başkalarına yapmayınız; yaparken de kendi kardeşinizi, eşinizi, annenizi düsünün!

Bize her facebook’a girdiğimizde; facebok’unda içine ettiniz dedirtmeyin!
Saygılarımla

Reklamlar

Hakkında Duygu Karayel
Ben Duygu KARAYEL, Ülkemi ve ülkemin insanlarını seviyorum. Bize Cumhuriyeti armağan edenlere, başta M.K. Atatürk olmak üzere saygı ve şükranlarımı sunarım!

3 Responses to İKİ BACAK ARASINDA KALMIŞ BEYİNLER

  1. Sevgili Duygu, bu yazıyı paylaştığın için çok teşekkür ederim. Nurdan ablan yaşadığı kötü bir öyküyü yazdı bana. Yazının makale yapılmasında çok utandım erkekler adına. Ama çok şükür… “varsayım” olarak kabul ettiklerimiz çoğunlukta.
    Sayfan her gün büyüyor… sevindiriyor sun beni….

    Sevgilerimle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: