Kederli günlerimin adı: TONY

078

Çocukluğum hayvanat bahçelerini gezmekle geçerdi. Anlayacağınız ailecek doğa ve hayvanların hayranıyız. Onları insanlardan ayıran özellik düşünme muhakemesi olmamalarıymış. Biz insanlar nede düşünceli yaratıklarmışısız oysa. (!)

2003 yılından bu yana bir fiil sokak köpeklerine bakmaktayız. Öncesinde de kardeşimin bir terieri vardı. Adı Çapkın. Yurt dışından geldikçe bizde kalırdı. O yalnızca evimizin değil tüm komşularımızın yakışıklısıydı, sevmeyenlerin bile..

2003′ten bu yana dilsiz canlarla insanları ister istemez kıyaslamaya başlıyorsunuz. Neden mi? İnsanların gerçek kişilik ve ziyniyetlerini öğrenmek istiyorsanız onlara sokak köpekleri yada herhangi bir hayvan hakkında soru sormanız yada onlara karşı hareketlerini gözlemlemeniz kafidir.

Ben geçtiğimiz Cumartesi gecesi 9 yaşındaki kızım Tonyi kaybettim. İki hafta önce gayet sağlıklı olan kızımı akşamında çimenlerin arasında yatar bulduk. Derhal Büyükçekmece barınağından veteriner Jale Hanımı arayarak gelmesini rica ettim.

Muhtemelen zehirlenmişti. 20 güne yakın bir zamanda rahatsızlığın nedeninin bir türlü bulunamaması ve tedaviye cevap vermemesi beni endişelendirmekte, yapabileceğim bir şey olup olmadığını düşünmekteydim.

Onu ziyarete giderek durumunu kontrol etmekte, yanında olduğumuzu hissetmesi için moral vermeye çalışmaktaydım. Beni buradan al dercesine kucağıma sokulması beni daha çok üzmekteydi. Aradan geçen 2 hafta boyunca durumunda düzelme olmayınca benim yanımda moral bulacağını varsayan veteriner onu eve bıraktı.

Balkonumda ona yer hazırladım. Ama iki gün boyunca ona sudan başka bir şey içiremedim. Onun sevip yediği her şeyi yapıyor, bir lokma alması için dualar ediyordum. Her seferinde gözlerimin içine bakarak “ben artık ölüyorum” dercesine manalı bakması beni kahrediyordu.

Onun o derin bakışları bana babamın son anlarındaki konuşmak isteyipte konuşamadığı bakışları hatırlatmış ve içimi ürpertmişti.

Ertesi sabah veterineri tekrar arayarak serum takılmasını istedim. Geldiler ve barınakta tedaviye devam etmelerinin daha doğru olacağını söyleyerek kızım Tony’i son görüşümden habersiz yavrumu çaresiz iyileşir ümidiyle vermek zorunda kaldım.

O kahreden gözü yaşlı bakışları, gözlerimin önünden ellerimden çaresizce kayıp gitmesi bana babamın vefatından sonra ikinci büyük acıyı yaşatmaktaydı.

Ertesi sabah kalktığımda durumunu öğrenmek için hemen aramak istemedim. Zira gece rüyamda gördüğüm bana akibetini bildirmiş, kötü haberi duymak istemiyordum. Saat 12’ye doğru aradığımda karşımda donuk bir ses onu gece kaybettiğimizi söylüyordu. O anda içinde bulunduğum durumu sanırım tahmin edersiniz.

Pazar günü yeğenimi askere uğurlamak üzere hazırlanmıştık. Aman Allahım ne feci bir gün, bu acıyla nasıl asker uğurlamaya gidip insanlara moral verecektik ki?

Tüm gün yaşadığımız acının yüzümüzden okunması yakınlarımızı da endişelendirmekteydi. Ama bu kederi saklayacak gücümüz yoktu.

Bazılarımızın “insanlarda ölüyor, “baban da öldü” napalım demeleri beni hem bu kişilere karşı isyankar bakmama hemde Allah’ın yarattığı bir canın cinsiyetinin önemli olup olmadığını izah etmeye mecbur kılıyordu.

Yazımın başında da belirttiğim gibi biz insanları hayvanlardan ayıran özellik düşünme yeteneğine sahip bir beynimizin oluşudur. Peki bu düşünceli beynimizi neden çevremize duyarsız ve zalim bir şekilde yok etmekte kullanmaktayız.

91.Şems Suresi nde de belirtildiği üzere bir devenin katledilmesi üzere Yüce Allah o kavmi helak etmiştir.

Ben 10 yıldır yavrularımı zehirleyip onların canını alma hakkını kendinde görenleri Yüce Rabbim’in en keskin kılıcına, adaletine bırakıyorum.

Acımı paylaşan dostlara..

Reklamlar

Kötü Bir Anı

Geçtiğimiz günlerde teyzem,annem,babam,kuzenim ve ben avmde oturup yemek yiğiyorduk.Bir anda Kuzenim Rüzgarı Göremedik ve endişelendik rüzgarı AVM lerin yürüyen merdivenin el koyma yerinde gorduk 5 kat yukarıda olduğumuz için çok endişelendik..Olayı ilk gören babmdı babam Rüzgarr!! diye seslendi fakat korkudan ayağı kalkamadı  hemen yanımızdaki garson koşup rüzgarın yanına gitti sonra hep beraber koştular allah RÜZGARI yeniden bize bağışlamıştı.Allaha her gün şükür ediyorumki rüzgarı bizden almadı,ama unutmayalımki allah hem alır hemde verir..

1239640_616968494992609_1439685055_n

GÖZÜMÜZÜ AÇMAK GEREKİYOR

 

yaran-karikaturler_443348

Aslında insanlara göz dağını biz veriyoruz.Bazı şeylerde,gözümüzü açıp bakmamız bizim karımıza olur. Kendi ayaklarımız üstünde yürümek için her zaman doğru adımlar atmak lazım o doğru adımları atmak içinse kendimizden emin olmamız gerekir..

Her zaman  arkadaşlıklar bize hayatı,sevgi öğretir ama bir bakarsın ki arkadaş hatta dost sandığımız kişiler bizim arkamızdan konuşurlar.Bu yüzden her zaman Güzünü açıp etrafında bakmakta fayda var…

.